Bu Blogda Ara

6 Ocak 2013 Pazar

Bazen küçücük kalbine dünyaları sığdırasın gelir.
Bazense tek bir kişi soğutur seni tüm dünyadan...


10 yorum:

  1. zaman: 00:04
    vakit gece olunca baya bi icerliyor insan..
    zamanla icerleten kisi de icindeki karanlıga karısıyo ve kalp atısları baskaları icin hızlanıo
    zaman sadece birazcık zaman demis sezen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamana zaman tanıyın diye bi söz aklıma geldi :))

      Sil
  2. :))
    benimde aklımda bi soz var da buraya yazamam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi bloguna da yazabilrsin :)

      Sil
  3. Koskoca dünya hep o küçücük yüreğimizde..
    Ama bizi dünyadan soğutabilecek kişiye dikkat etmek gerek..!

    YanıtlaSil
  4. bazen dikkat etmek için çok geç olabiliyor :))

    YanıtlaSil
  5. İnsan kendini tamamlamış bir canlı değil Özgür,..insanın yaşadıklarından çıkarabileceği dersler var,elbette bunu da öğrenmesi gerekiyor,tek amacı sisteme sorunsuz insan yetiştirmek olan eğitim bunu veremez,farkındalığın gelişmesiyle yaşamın pratiğinden çıkacak bir şey bu,..yaşamın ve yaşanılanların değişip,dönüşebilmesii insanın bilinçli eylemiyle gerçekleşir,umut ve sevgi bu bilinçli eylemin olmazsa olmazıdır.Umudu ve sevgiyi öğrenecek koca bir dünya var,sen bir tek insana kızıp nihilist olup çıkacaksın,umuda ve sevgiye inanıyorsan yaşadıkların ne kadar zor ve acı veren şeyler olsa da asla vazgeçmeyeceksin...

    https://www.youtube.com/watch?v=OS0Tg0IjCp4&feature=player_embedded&noredirect=1

    "1970'lerde büyük aşk yaşayan, iki performans sanatçısı; Marina Abramovic ve Ulay, 1989'da ilişkilerini ruhsal bir yolculukla bitirmeye karar verirler. Çin Seddi'nin iki ayrı ucundan 3 ay boyunca birbrlerine doğru yürümeye başlayıp ortada buluşurlar, birbirlerine son kez sarılır ve bir daha görüşmemek üzere ayrılırlar.

    2010'da Marina Abramovic, Moma'da bir retrospektif sergi açar. Serginin bölümlerinden birinde, Abramovic bir sandalyede otururken masanın diğer tarafındaki sandalyede de tanımadığı kişiler 1 dakika boyunca oturur. Konuşmanın olmadığı, sessizliğin paylaşıldığı bir oturuştur bu. Ancak birden Abramovic'in hiç beklemediği bir şey olur ve karşısındaki sandalyeye Ulay gelip oturur."

    YanıtlaSil